a walk by Mehmet Koçdemir and Altuğ Şenel

Facebook Link

30 Mayıs 2016 Pazartesi

On 30.5.16 by altug in , , , ,    5 comments
Sosyal ortamlarda paylaşımların çoğalması, alternatif doğa turizmine yönelimin artmasıyla başta Likya Yolu olmak üzere yürüyüş yollarında çok sayıda yürüyüşçü görmeye başladık. Bu çok sevindirici ancak sayının artması bazı sorunları da beraberinde getirmeye başladı. Bunun en başında çevre kirliliği ve yangın tehlikesi geliyor.

Yolları bulduğumuz gibi bırakmamız, bizden sonrakilere yürünebilir olarak devredebilmemiz için bu iki konuda tecrübeli, tecrübesiz hepimize önemli görevler düşüyor.

Yangın Tehlikesi: Özellikle “kamp ateşi olmadan olmaz” diyerek yakılan ateşler, söndürülmeden atılan sigara izmaritleri, kamp ocaklarının önlem alınmadan kullanımı neticesinde aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz 29 Mayıs 2016 tarihinde Gelidonya Feneri-Adrasan arasında, yürüyüş yolu üzerinde yangın çıkmıştır.

Bu bölge biz yürüyüşçüler haricinde kullanılmayan bir alan olduğundan kuvvetle muhtemel yukarıdaki belirttiğimiz sebeplerden birisi sonucunda bu yangın çıktı.

Lütfen yürüyüş yollarının ateş yakmaya uygun yerler olmadığını unutmayalım. Bu konuda bizim de hatalarımız olmadı değil ama bu yaşananları gördükçe çok daha bilinçli olacağımıza söz veriyoruz. Yürüyüşçü sebepli olmasa da 2014 yazında Adrasan’ın rüzgarın da sert esmesi sonucunda neredeyse küle döndüğünü unutmayalım. Hatırlayalım.

Ufak bir kıvılcım, azcık bir rüzgar, söndürülmeyen bir sigara tüm yolu yok edebilir. “Lütfen bulduğumuzdan daha kötü halde bırakmayalım”. Bu yoldan geçen bir çift ayaktan öte değiliz. Dolayısıyla arkamızda bıraktıklarımız doğanın değil bizim artıklarımız.

NOT: Bu yazıyı yayınladıktan yaklaşık 1 ay sonra Kumluca, Adrasan ve Çıralı'yı da kapsayan, yürüyüş yolunun da içerisinde bulunduğu Musa Dağı parkurları adeta kül oldu...

Gelidonya Feneri - Adrasan arasında çıkan yangın


yangın olan bölüme helikopter harici araç giremiyor maalesef. Yürüyenler bilir.



Çöpler / Çevre kirliliği: Belki en az dikkat edilen ancak giderek artan boyutta bir çevre kirliliği ile karşı karşıyayız. Doğa yürüyüşlerinde çöp bırakmamak gerçekten çok önemli. Burada en önemli nokta “dolusu taşınıyorsa boşunu da önümüzdeki ilk yerleşime kadar taşınması”. Yakmak, gömmek çözüm değil. Atıklarımız doğanın değil bizim parçamız.

Aşaıdaki fotoğraflar Gelidonya Fenerinde fener sorumlusu tarafından paylaşıldı. Bunun gibi çok sayıda nokta var. Lütfen temiz tutabilmek için elimizden geleni yapalım ve birbirimizi bilinçlendirelim. Özellikle toplu yürüyüşlerde tüm ekibi her gün uyaralım.

Geçtiğimiz sene taşıdıklarının ağır olması sebebiyle pantalon ve çaydanlığını yolda bırakıp Facebook’ta “bizden sonrakilere bıraktık” diyenler vardı.

Fener uzaktan bakınca ne güzel değil mi?

Yakınına gelince durum bu. Taşınamadığı için rüzgar olmayan zamanlarda fener görevlisi tarafından yakılıyor.

Çöplerin yakılması sonucunda patlayan kamp ocağı kartuşu. Bunu yakan arkadaş hastanelik oldu.

Çöplerini beraberlerinde taşıyan turist grubu

Bu konuda atılmak istenen bir adım varsa likyayolu.org, yani Altuğ ve Mehmet olarak elimizden geleni yapmaya hazırız.

Doğanın bir parçası olduğumuzu, bu yollardan gelip geçen bir gezgin olduğumuzu, arkamızda bıraktıklarımızın bizden başka kimseye ait olmadığını lütfen unutmayalım. 


Sevgiler

5 yorum:

  1. Elinize sağlık çok güzel yazmışsınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler. Herşeyden öte olası bir yangını önleyecekse, bir bilinç yaratabilecekse ne mutlu...

      Sil
  2. Tüm doğa severlerin kanayan yarasıdır "doğadaki çöpler" konusu, dile getirdiğiniz için kutlarım sizi. Bu güzelim yerlere tekrar gelmeyecekmiş gibi kirletmek anlaşılması zor bir psikoloji. Ama bu sadece doğanın kirletilmesi problemi değil, şehirlerde de var aynı problem, herkes evlerinin içini son derece temiz tutuyor ama kapılarının önlerini temiz tutmak için çaba göstermiyor.
    Fotoürafta, çöplerini beraberlerinde taşıyanların "turist grubu" olması da ayrıca bir başka acı...
    Sevgi ve sorumluluk problemi olduğunu düşünüyorum. "İnsan sevdiğini yerden yere vururmuş" ve "icat çıkarma" mantığından biran önce vazgeçip, sevdiklerimizi korumayı ve sorumluluk almayı öğrenmemiz gerekiyor.
    Doğayla kalın, hoşça kalın...

    YanıtlaSil
  3. Güzel olmuş her yürüyüşe katılanların anlaması dileğiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. doğa bugüne değil nesilden nesile emanet. Umarım devamı yaşanmaz.

      Sil