a walk by Mehmet Koçdemir and Altuğ Şenel

Facebook Link

30 Nisan 2012 Pazartesi

Toplam 9 günlük yorucu yürüyüşün ardından dinlenmeyi hak etmiştik aslında. Tutup bu yazıda kaç dakika ne yaptık, kaç kilometre kaldı, nelere dikkat edelim gibi bu bölüm için hiç de gerekli olmayan bilgiler vereceğimize sizinle Kaş'ta neler yaparak bu iki günü geçirdiğimizi çok uzatmadan ve özendirmeden anlatalım. Tabii biz de yaşımız geçip bunadıktan sonra okur hatırlarız tüm bunları.

Kaş'a vardığımız günün akşamı, çadırımızı kurup Kaş Kamping sahilinde dinleniyoruz bir süre. Hava kararmadan Kaş'a iniyor, karnımızı doyurduktan sonra boş boş geziyoruz. Bacaklarımız yürümeye nasıl alıştıysa bizi şuursuzca yürütüyorlar.


Yorgun olmamızdan dolayı Kaş'ta yapmayı planladığımız rakı-balık keyfimizi ertesi güne bırakıyoruz. Bünyelerimiz kalabalığa ve geçmiş günlerin çöken yorgunluğuna çok fazla dayanamadan Kaş Kamping'de çadırımızda sızıp kalıyoruz. 


Sabah uyandığımızda bize neden oda kalmadığını daha çadırdan kafayı dışarıya çıkardığımızda anlıyoruz. Sahildeki şezlonglarda bile turistler yatıyor. 

Belediye Çay Bahçesinde tost ve portakal sulu kahvaltının ardından soluğu berberde alıyoruz. Berberde masajlı saç ve sakal traşından sonra  KaşKamping'e geri dönüyor, boşalan bungalowlardan birine yerleşip, çamaşırları yıkadıktan sonra akşamüstüne kadar Kaş Kamping'de deniz ve güneşin keyfini sürüyoruz. Yorgunluk daha yeni yeni çıkıyor zira şezlongda  uzunca bir süre sızıp kalmışız.


Kaş'ın simgesi

Sabah saat 07:20. Kaş Meydanı

Kaş Çay Bahçesinde
sabah kahvaltısı hazırlığı

Berber öncesi kahvaltımızı yapıyoruz.

Berber sonrası. Ayna gibiyiz. Pırıl pırıl.

Akşamüstü yeniden Kaş'a gidiyor, mendirekte bira keyfinin ardından yolun başından bu yana yapmayı planladığımız rakı-balık sofrası için restoranları gezmeye başlıyoruz. Balık yiyecekseniz gezmeniz gerekir. Çeşit, tazelik, ortam çok önemli. balık yemiş olmak için yemeyiz. 

Restoranların bulunduğu bölgede attığımız 2 turdan sonra yine geçen sene de yediğimiz restoranda iki tanesi 1 kiloya varan barbun ve büyükçe bir baraküda ile anlaşıyoruz ve mezesi abartısız harika bir rakı sofrasında yürüyüşümüzü ıslatıyoruz.


Akşamüstü restoranlara satılmak üzere getirilen Akyalar.
İkisi toplam 37 kilo.

Bitti diye üzülmeyin daha var.

Kaş'ta akşamüstü keyfi.

Kaş güzel yer

Çalışınca dinlenmek lazım tabii.

Burada da zaman geçirmek lazım.

Yemek öncesi hazırlık

İşte balıklarımız. Barbun ve Baraküda.

Kadehler dostluğa kalkıyor.

Kaş'ta sıradan, bizim için farklı bir akşamüstü

Mezemiz az sadece rakı-balık

İki barbun tam 900 gr.

Ortam güzel. Manzara güzel. Daha ne olsun?

Ye ye bitmiyor balık. Daha olsa yeriz ama olsun.

Kaş'ta akşam. Sezon daha açılmamış. Çok yer boş.

Kaş meydanı.

Kaş'taki ikinci gecemizde yatakta uyumayı başardık. Dönüş günümüz olan 01.Mayıs'ta sabah erken kalkan Altuğ Kaş içerisinde aylak aylak gezinip kampa geri döndükten sonra toparlanıyoruz ve dönüş biletlerimizi almak ve Kaş içerisindeki 1 Mayıs kutlamalarını izlemek üzere yeniden Kaş'a gidiyoruz. Kaş için kalabalık sayılabilecek bir kalabalık ile kutlamalara destek veriyoruz.

Artık üzerimize dönüş hüzünü çöküyor çünkü 18:30 otobüsü ile hayatımıza kaldığı yerden devam etmek durumundayız. Kaş sahilindeki restoranlardan birinde kalamar ızgara ve bira ile 2012 Likya Yolu defterimizi kapıyor, kalan Finike-Demre parkurunu 2013'te yürümek üzere sözleşiyoruz.




Yola çıkmadan atıştırıyoruz.
Kalamar ızgara.

1 Mayıs gösterileri başladı.

1 Mayıs konserinin mobil sahnesi

İşte Kaş'ta 1 Mayıs kutlamaları



Günler, aylar birbirini kovaladıktan sonra 2012 yılında yaptığımız yürüyüşümüzü aşağıda görüleceği üzere her gece yazdığımız kısacık notlar, fotoğraflar ve hafızalarımıza kazınan hatıralarımız ile yazıyoruz ve sevenlerimizle paylaşıyoruz.