a walk by Mehmet Koçdemir and Altuğ Şenel

Facebook Link

5 Mayıs 2015 Salı

On 5.5.15 by altug   No comments
Salı sabahı yürüyüşümüze erken başlıyoruz. Hedefimiz sabah saat 07:00’de Faralya’dan çıkıp, kahvaltımızı yol üzerinde atıştırma şeklinde yaparak öğle yemeği için Kabak’ta Olive Garden’a ulaşmak.

Asfalttan başlayan yürüyüşümüz yerini çok bir süre sonra patikalara girmemizle son buluyor. Sabah serinliğinde dar patikalardan yaptığımız uzunca çıkış saat 08:00 civarında geniş bir alana ulaşıp, sonrasında 10 dakikalık bir yürüyüşle gürül gürül akan bir çeşmeye ulaşmamızla tamamlanıyor.

Düzlükte gördüğümüz koyunlar hepimizin ilgisini çekiyor ve eğlenceli zaman geçiriyoruz. Suya ulaşınca da Altuğ suyun içilebilir olduğunu belirtiyor ve tepelerden gelen buz gibi kaynak suyu bizi kendimize getiriyor.

Sabah erken yola çıkıyoruz.

Ekip sırayla yola koyuluyor

Patikalara girince çeşit çeşit
bitki türleri karşımıza çıkıyor.

Rahmat grubun en arkasında.

Rahmat ile fotoğraf molası

Meğer arkada başkaları da varmış...

Orman içi patika çıkışımızı tamamladıktan sonra
geniş düzlüklerde yürümeye başlıyoruz.

Grubun en yaşlı çiftinin Likya Hatırası. Effat ve Rahmat.

Yeniden patikalara giriyoruz.
Ancak bu sefer daha kısa olacak.

Patika yeniden genişliyor.

Effat ve kızı Nilo. Matze'de Nilo'nun nişanlısı.
Aileler kalabalık.

Fotoğraf molası.
Doğada koyun ve keçileri görünce dayanamıyoruz.

Su molası. Burası yaz kış akar.

Eller yüzler yıkanıyor. Su insanı kendine getiriyor adeta.

Çeşme başında kısa bir mola.


Yaklaşık 10 dakikalık bir molanın ardından yola çıkıyoruz. Ancak çok kısa bir süre sonra yol üzerinde Faralya’lı Özcan Ölmez (+90-533-480 60 51) adında birisinin işlettiği karavan türü yol üstü çay, taze sıkılmış meyve suyu, yeme içme gibi ihtiyaçların karşılanabileceği bir büfede duruyoruz. Belki de yürüyüşün en mutlu insanı, grubun en yaşlısı Rahmat burada meyve suyu içmek istediğini söylüyor ve koca bir pynar ağacının dibine oturuyoruz.



Meyva suları gelip gidiyor, ayrıca Özcan Bey kendi arılarına ait balının da olduğunu hemen karşımızda duran kovanları göstererek söylüyor. Balının lezzetli olduğunu üzerine basarak söylüyor hatta hepimize de tattırıyor. Balı hakikaten çok lezzetli. Çam yerine çiçek balını tercih etmemiz gerektiğini, özellikle çiçek balı olanında keçiboynuzu tadı olacağını söylüyor. Çam olan çiçek ve çam karışık olabilirmiş. Tadına baktığımızda burada çokça bulunan keçiboynuzu (harnup) tadını rahatlıkla alabiliyoruz. Neredeyse herkes bal alıyor. Bu dürüst ve düzgün insanı tanıdığımız için hepimiz çok memnunuz hatta -ağırlığını önemsemeden- Rahmat çantasına takmak için porselen bir hediyelik eşya bile alıyor. “Bu bana şans getirecek” diyor.

Özcan Bey ile vedalaştıktan sonra saat 09:00’da yeniden yollara koyuluyoruz. Faralya-Kabak arası zor ve uzun değil. Bu parkurda gerçekten ilkbaharı yaşayabiliyoruz. Etrafımız yemyeşil ve çiçekler açmış durumda. Kaplumbağalar yollara düşmüş, her yerde kuş sesleri. Tarifi gerçekten zor bir huzur var bu parkurda.

Yola çıkma zamanı.

Nereye baksak bahar ayını görebiliyoruz. 

Harika manzaralar eşliğinde yürüyoruz.
Karşıda görünen sahiller Ölüdeniz.

Özcan Bey'in işletmesinde mola

Veda zamanı. İşlerinde kolaylıklar diliyoruz.



Özcan Bey'in balı. Çok da lezzetli.

Solda mola verdiğimiz pynar ağacı.

Yola devam ediyoruz.

Deniz seviyesiden yaklaşık 400 metre yukarısında yürünen bu parkur kırmızı-beyaz işaretli Likya Yolu patikaları içeriyor. Alternatif olarak Fethiye Alternatif Yürüyüş Yolları kapsamında (sarı-kırmızı işaretli) Faralya-Kabak arası da aşağıdan sahile daha yakın bol deniz manzarası ile yürünüyor (daha detaylı bilgi için link). Her iki yol da oldukça keyifli ama yukarıdan giden, Likya Yolu daha popüler denebilir.

Patikalar ve orman yolundan devam eden yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşün ardından bizi Kabak’a indirecek, yolu solunda küçük patikayı görebiliyoruz. Burası çok sayıda yürüyüşçünün göremeyip yolu kaçırdığı, orman yolundan dümdüz asfalta indiği kritik bir nokta. Aslında çok da kritik veya hayati bir sorun teşkil etmiyor zira asfalta çıkıldığında asfalt üzerinden sola doğru devam ederek Kabak’a ulaşılabiliyor. Sadece ekstra 1 km. fazla yürünmüş oluyor. Burayı ilk yürüdüğümüz 2011 yılında da kaçırmış, işaretleri göremeyip geriye dönerek aramıştık. En sonunda ufacık bir işareti görüp Kabak’a inmiştik. Değişen bir durum yok sadece işareti ve babaları biraz daha belirgin hale getirmişler. Aslında buraya büyük bir tabela gerektiği aşikar. Çünkü patikaya girilen yer oldukça yeşil ve ot bakımından gür.

Kabak inişimize çok uzun bir yolumuz kalmadı.

İlkbahar'ın çiçekleri ve böcekleri

Bakalım güzel poz veriyor mu?

Sürekli yürümüyor, zaman zaman
durup doğayı dinliyoruz.

Kimse yol bitsin istemiyor.

Arka grubun değişmez ikilisi. Nilo ve Matze.
Sindire sindire yürüyorlar adeta.
İkisi de Almanya'dan geldi.

Arkamızda bıraktığımız Faralya yönüne doğru bakıyoruz.
Fotoğrafın solunda dik yamaçlar Kelebekler Vadisi.

Amir de arka grubun değişmezi.
Kabak inişine az bir yolumuz kaldı.

Kabak’a doğru inişe başlıyoruz. Bu arada biz inişin başındaki işaretleri incelerken önden giden grup Kabak’a inmiş, hatta konaklayacağımız Olive Garden tarafından karşılanmışlar bile. Çünkü Altuğ Kabak’a ulaşmadan pansiyona yaklaştıklarını haber vermişti. Olive Garden sahilde olmayıp yukarıda kalan, bungalowların olduğu oldukça güzel, nezih ve güler yüzlü çalışanların işlettiği bir pansiyon.

İniş sırasında karşılaştığımız keçilerle oynadıktan sonra Kabak’a ulaşıyor, birçok yürüyüşçü tarafından bilinen kabak’ın girişindeki Mama’s Pansiyon’un ilerisindeki yaz-kış akan çeşmenin karşısından Olive Garden’a iniyoruz. Sakin bir tempo ile 3 saatte yürüdükten sonra, saat 10:00 itibariyle tüm ekip Kabak’a ulaşmış oluyor.


Odalar hazırlandığı sırada herkes Kabak’ın muhteşem manzarasını seyrediyor. Odalara yerleştikten sonra serbest zaman olacak ve herkes sahile inecek. Ancak sahile inmeden öğle yemeğimizi burada yiyeceğiz. Yemekte çorba, salata, pilav türü ekibin önceden tercih ettiği yemekler var.

Bu arada aracımız Kabak'a vardı ve eşyalarımızı Olive Garden'a indirdi. Altuğ ve İbrahim Bey arasında koordinasyon harika. Çok olmuyor ama Altuğ akşamları ekibin Fethiye'den ihtiyaçları olup olmadığını sorup akşam İbrahim Bey'e iletiyor.


Yürüyüşçülerin kaçırmaması gereken Kabak iniş patikasının girişi.

Yolumuzu kesen bir keçi.
Kendini sevdiriyor.

Biz onu sevdikçe daha da yanaşıyor.

Bırakamıyoruz.

Kabak'a indik.

Arka grup da inişi tamamlıyor.
Ön grup Olive Garden tarafından karşılanıp pansiyona ulaştı.

Olive garden'da öğle yemeği zamanı.

Yemek sonrası Kabak sahiline iniyoruz. Öğleden sonra denizin ve güneşin keyfini çıkartacağız. Sahilde herkes kumsala yayılıyor. Kabak sahilinde Kelebekler’e göre çok daha fazla insan var ama burası da çok huzurlu ve dingin. Sahilde zaman geçirirken ekibin bazı üyeleri kanoya biniyor, bazısı da çevrede geziyor.

Saat 16:00 gibi yukarıda bulunan pansiyonumuza çıkıyoruz. Seyir teraslarında akşamüstü keyfi yapacağız. Sonrası yemek.

Kabak’ta işaretleri takip ederek yukarıdan aşağıya inmek yaklaşık 1.5 km. iaşretler Olive Garden Pansiyon’un hemen önünden geçiyor. İstenirse sahile inen servis yolundan da inilebilir. Patikalardan inilen kolay bir iniş. Tabii çıkışı yorgunluk varsa zahmetli olabilir. Bu sebeple Kabak’tan Likya Yolu yürüyüşüne devam edeceklerin -eğer denize girmeyeceklerse- yukarılarda kamp atmaları veya konaklamaları daha uygun bir seçenek. Yukarıya yerleştikten sonra aşağıya yürüyerek inilebilir.


Ayrıca Alınca’ya kabak sahilinden de şelale yolu üzerinden çıkılabiliyor. Ancak en çok tercih edilen ve Likya Yolu’nun en keyifli parkurlarından birisi olan vadi içerisinden yürünen yukarıdaki patika. Kabak’ta camiinin önünden geçerek vadi içerisine doğru giriliyor.

Olive Garden önünden sahile doğru iniyoruz.

Yamaçtan sonra çam ağaçları arasından
sahile ulaşacağız.

Çam ağaçları arasından servis yoluna çıkılıyor

Ardından sahile ulaşıyoruz.

Bugün kısa yürüdük ama sebebi sahil keyfi.

Biraz da şemsiyenin altında yatalım.

Sahildeki tesislerden biri

Genellikle burada da bu mevsimde turistler var.

Yoga alanından görünüm.

Pansiyona doğru çıkışa başlıyoruz.

Bu bölümde Fethiye Yürüyüş Parkuları ile Likya Yolu ortak.

İşaret kardeşliği

Çam ormanından yukarıdaki patikalara çıktık.

Her yer ilkbahar

Kıble Dağı.

Kabak Koyu

Kıble Dağı. Yarın bu dağın solundan geçerek Alınca'ya çıkacağız.

Solda da Eren Dağı

Çiçekler bahçe mahsulü değil. Tamamen doğal.

Akşamüstü keyfini havuzda ve sedirlerde şarap ve viski yudumlayarak yapıyoruz. Akşam yemeğinde de balık yiyeceğiz.

Bu arada bugün Hodjat’ın yaşgünü olması sebebiyle şoförümüzün eşinin bize hazırlayıp getirdiği sürpriz niteliğindeki poaça ve keki büyük bir keyifle yiyiyoruz. Konuklarımız o kadar mutlu ve şaşkınlar ki yazarak anlatılamaz. Bugünün Hodjat’ın yaşgünü olduğunu şoföre söyleyen Altuğ da böyle bir sürpriz beklemiyordu İbrahim Bey’den.


Kabak'ta çekilen bazı videoları da paylaşalım:
VİDEO - 1
VİDEO - 2
VİDEO - 3
VİDEO - 4 - EKİBİN KEYİF ZAMANI
Biraz da havuz keyfi. Bu manzaraya karşı hayır denemez herhalde.

Doğaya sıfır havuz.

Sedirde akşamüstü keyfi. İddaalı tavla partisi var.

Bir de balkonda keyif yapanlar var.
Onların da manzarası böyle.

Herkes yerinde rahat.


Akşam yemeğini bekliyoruz

İşte tüm ekip yeniden tek karede.

Kıble dağı'na vuran akşam güneşi tüm dağı pembeye boyadı.

Dağa uzaktan bakıyoruz ama biraz yakından bakınca
ne kadar heybetli olduğu belli oluyor. Ağaçlar ufacık duruyor.

Yediburunlar manzarası.

Kabak Koyu. Arkada İnce Burun. En arkada Yediburunlar.

Akşam olmadan son bir manzara daha.

Havuzdan Eren Dağı manzarası.
Yarın sabah karşıdaki vadinin içerisine girerek
Eren Dağı sırtlarından Alınca'ya çıkacağız.

Akşam menüde balık var.

Pansiyon dolu. Boş yer yok.

Böyle bir manzarada yemek yiyince
insanın canı odasına gitmek istemiyor.

Bir fotoğraf molası daha.

Akşam yemeği sonrasında Hodjat'ın yaşgünü
için şarkılar söyleyeceğiz.

Akşam yemeği sonrasında Altuğ yarın yapacağımız Alınca yürüyüşü hakkında bilgiler veriyor. Bu parkurda zaman zaman işaretlere dikkat etmek gerekebiliyor. Özellikle vadi içerisinde Kabak sahiline iniş ve Alınca ayrımında doğru yöne gitmek gerekiyor.

Likya Yollarının havasını huzurla soluyarak geçirdiğimiz beşinci günün sonunda yaklaşık 7 km. süren Faralya-Kabak yürüyüşümüz sonunda izlerimiz de böyle oluyor:

www.wikiloc.com/wikiloc/view.do?id=9652304

Altıncı gün Kabak - Alınca arasında yürüyüş yazılarını okumaya devam etmek için link 

0 yorum:

Yorum Gönder