a walk by Mehmet Koçdemir and Altuğ Şenel

Facebook Link

5 Nisan 2014 Cumartesi

On 5.4.14 by altug
Bu sene yapacağımız bu son yürüyüşü yürüyeceğimiz arkadaşların olması sebebiyle Nisan başına aldık. 05 Nisan Cumartesi.

Çantalar her zamanki gibi hafif ve 11-12 kg. civarında. Herşey az ve kararında.

Bu sene 4 kişi yola çıkıyoruz. Aslında kafamızda yokken toplu yürüme kararı almamızın sebebi biraz da bireyselliği kenara itmek. Çok sayıda insan ortak ve toplu etkinlikler düzenlemeye çalışırken zorluğunu bildiğimiz yollarda biz de kalabalık yürüyebiliriz diye düşünüyoruz. Ama sayı belli. 4'ü geçmeyeceğiz.

Dediğimiz gibi Facebook üzerinde herkesin düşüncesini, yol hatıralarını paylaştığı giderek büyüyen Likya Yolu grubu (link) var dolayısıyla yol göstereceksek, yürüyecekleri bugüne kadar heveslendirdiysek ve heveslendirmeye devam edeceksek toplu yürümeyi de burada anlatabilmeliyiz. Toplu yürümek paylaşmak, ortak hareket ve birbirine yardım etmek demek. Tabii sayısının makul olması ve yürüyenlerin birbirini tanıması kaydıyla.

Bu sene yol arkadaşlarımız Demet ve Rabia olacak. Fotoğraflarda tanışacaksınız onlarla. İtiraf edelim çok uzun zamandır bizimle yürümek istediklerini belirtiyorlardı ama biz 2 kişi yürüme isteğimizden ötürü bir şekilde geçiştiriyorduk. Dolayısıyla bizimle birlikte yürüyecek yol arkadaşlarını seçmek çok da zor olmadı desek yalan olmaz. Buradan bizimle yürümek isteyen, bu isteklerini mesajla ve sözlü olarak ileten birçok arkadaştan yolun başında özür dileyelim.

Antalya Havaalanında başlayan yolculuğumuzda amacımız Göynüğe ulaşmak. Dolayısıyla Havaalanından Otogar otobüsüne veya Havaş aracına binmemiz gerekiyor. Belediye otobüsünü 1 dakika ile kaçırıyoruz. Beklemek istemediğimizden Havaş aracına binerek Otogar'a doğru gidiyoruz.  Burada amacımız Göynük, Kemer yönüne giden minibüslerin kalktığı durağa gidebilmek. Havaş veya Belediye Otobüsü şoförüne bunu söylediğinizde sizi Otogar'ı biraz geçtiğinizde yol kenarında bu araçların kalktığı durakta indiriyor. Aslında bu durak aynı zamanda Finike, Demre, Kaş minibüslerinin de geçtiği durak. Geçen seneki yazımızda da bunu belirtmiştik aslında. Durakta araçları organize eden biri var dolayısıyla arabalara belediye otobüsü gibi binmeye gerek yok. Siz nereye gittiğinizi söyleyin o sizi gelecek minibüslerden birine yerleştiriyor.


Minibüse binerek yaklaşık 1 saat sürecek olan Göynük yolculuğumuza başlıyoruz. Araç önce Beldibi'ne giriyor. Burada inmiyoruz tabii. Kısa bir yolculuktan sonra Göynüğe varıyoruz.

Göynük Kanyon yolu girişi minibüslerin Göynüğe girdiği sapağın tam karşısında. Yani Kanyona gitmek için Göynük'te minibüslerin kalktığı yere veya merkeze giderseniz onca yolu geri gitmek zorunda kalırsınız.

Altuğ GPS'te girişi görmesine rağmen herkes acıktığı için açık bir restoran veya market bulmak için merkeze doğru gitmeyi tercih ediyoruz. Bir başka deyişle geri yürümeyi göze alıyoruz. Göynük onlarca 5 yıldızlı tesisin olduğu, Nisan başı olduğundan hepsinin tadilatta olduğu bir yer. Bulunduğumuz zamanda haline bakıp yazın buraları hayal etmek gerçekten çok zor. Terk edilmiş şehir gibi. Her yerde hafriyat taşıyan kamyonlar, traktörler. Ortalık klasik her yaz başı hep aynı görüntülerle karşılaştığımız Türkiye tatil merkezi manzarası diyebiliriz. Toz toprak.  

Ufak işletmeler (bakkal ve küçük hediyelikçiler) haricinde her yer kapalı. Merkeze gitmeden market gördüğümüz bir noktada inmeye karar veriyoruz zira kanyon giriş sapağından çok uzaklaşmak istemiyoruz çünkü hedefimiz ilk gün yürüyebildiğimiz kadar yürüyebilmek. İndiğimiz yerdeki tesis devasa bir yolcu gemisi şeklinde. Sonradan adını öğrendiğimiz kadarıyla Queen Elizabeth'miş tesisin adı. Değişik bir tatil anlayışı...

Marketten öğlen öğünü için peynir-ekmek alarak geldiğimiz yoldan geri yürümeye başlıyoruz. Sapağa kadar yaklaşık 1.5 km. yürüyeceğiz. Yemek molasını da sapaktan biraz içeriye girdiğimizde vermeye karar verdik. 

Artık yolda 4 kişiyiz. Kararlar ortak alınacak, paylaşımlar 4'e bölünecek, arkada kalanlar beklenecek, Mehmet ile biribirimizi ne kadar iyi tanısak da bu sefer yürüyüş grubu olarak yürümek durumundayız. Anca beraber kanca beraber.

Antalya-Kemer yolunda bulunan Göynük Kanyon sapağından itibaren Likya Yolu'nun 4. etabını 1. gün olarak yazmaya başlıyoruz.

Göynük Yaylasına kadar 2012'de detaylı yazdığımız için (link) bu parkurlarda çok detaya inmeyeceğiz. Detaylı olarak Göynük Yaylasından sonra okumaya ve yaşamaya başlayacaksınız.

Ayaklar ne kadar kadar giderse o kadar gideceğiz. Zorlamak yok. Nasılsa evimiz sırtımızda...


Kanyon sapağından sonra yürüyüş başlıyor. Az sonra yemek molası.