a walk by Mehmet Koçdemir and Altuğ Şenel

Facebook Link

15 Ağustos 2015 Cumartesi

On 15.8.15 by altug in , ,    No comments
15 Ağustos 2015 Cumartesi günü Frig Yolu'nu (Ankara, Eskişehir, Kütahya, Afyon) bize kazandıran Hüseyin Sarı ile birlikteydik. Mütevaziliğinin ötesinde, kendi imkanları ile bastırdığı kitabını bizzat elden aldım.



Kendisiyle sadece yürüyüş rotaları haricinde sıkça biraraya geliyoruz. 500 km.lik Frig Yolu'nu yolu adım adım işaretleyip ve sıkça yenileyerek bizlere kazandırdığı için kendisine teşekkür etmek lazım.



Daha detaylı bilgi için;


Kitap ile bilgiler de web sitesinde var. Kitabın ekinde detaylı haritası da mevcut. 

Yürüyecek yerler çok da uzağımızda değil.

Kendisine söz likyayolu.org gibi adım adım yürüten bir Günce de Frig Yolu için olacak.


Altuğ, Hüseyin Sarı ile Ankara'da.

13 Ekim 2015 Salı günü Hüseyin Sarı'yı Kocaeli Fotoğraf Sanatı Derneği'nde Frig Yolu'nun tanıtımı ve sunumu için ağırladık.

Frig Yolu'nun alternatif turizme kazandırılması, işaretleme, yol direklerinin dikilmesi ve kitabı hakkında bilgiler verdi. Kültür yollarının yürüyüşçüleri olarak kendisini büyük keyif ve heyecanla dinledik.

Herkesin önünde bize Likya Yolu gibi bir günceyi Frig Yolu için de yazmamızın sözünü verdirdi. Biz de kendisini kırmadık tabii ki. Buradan da yazılı olarak sözü verelim ve zaten programda olan Frig Yolu'nu adım adım yürüyerek bir günce yazacağız diyelim.

Bu arada kendisi 10 adet Frig Yolu kitabını satılmak üzere bize bıraktı. Dileyenler altugsenel@gmail.com adresine email atarak kitabı talep edebilirler (30 TL.). Kitap içerisinde harita da var.







13 Ağustos 2015 Perşembe

On 13.8.15 by altug   14 comments

18 – 22 Mayıs tarihleri arasında planladığımız Likya Yolu yürüyüşünü Mehmet ve Altuğ hariç toplamda 15 kişi ile gerçekleştirmeyi planladık.

Performans yürüyüşü yapma niyetinde değiliz. 2011’den bugüne kadar yazıştığımız arkadaşlarla yaşadığımız şehirlerde bir rastlantı eseri görüşmektense, bu güzel doğa arkadaşlığının başlangıç noktası olan Likya Yolu üzerinde görüşelim dedik. Arkadaşlıklarımızın sadece sosyal alemlerde birbirimizin gönderilerini “like” veya “beğen” yapıp paylaşarak kalmasını istemedik.

Bu eski arkadaşların bir araya gelip, buluşması değil elbette, birçoğumuz birbirimizi bugüne kadar hiç görmedik. Ne zamandır hep birlikte yürümek isteyen, bizim de birlikte anılarımız olsun diyen doğaseverlerin bir buluşması, ancak bazı şeyleri minimum düzeyde de olsa kontrol altında tutabilmek ve sağlık bir organizasyon yapabilmek adına katılımı 15 kişi ile sınırlı tutmak durumundayız. Bu açıdan katılmak isteyip de, katılamayacak olanlardan şimdiden özür dileriz ve ileriki tarihlerde onlara da bir organizasyon yapacağımızın bir sözünü vermiş olalım.

18 Mayıs 2016 Çarşamba sabahı Kaş’ta buluşup SABAH belli bir saatte yürüyüşe başlayacağız. Zira ilk gün yolumuz uzun.

Bu bir performans yürüyüşü olmasa da ortak hareket etmek için bazı zaruri durumlar var. Sağlanması zor şartlar değil. Şöyle ki;

- Yürüyüş ve kamp çadırlı olacak. Pansiyonların imkanlarından yararlansak da (su, duş, yeme-içme) konaklamayacağız. Özetle, çadır şartı var.

- Daha önce hiç yürümemiş veya sağlık sorunu olan arkadaşlar varsa bizi uyarmalı. Yaklaşık 60 km. yol yürüyeceğiz. Hatta ilk gün neredeyse yarı yol kadar mesafe yürümeyi planlıyoruz.

- Eksik ekipman olmamalı. Hani ayakkabı, çadır, çanta tam olmalı. Nasılsa birinde olabilir diye yola çıkılırsa ilerleyen saatlerde grupta uyum bozulmasın. Ayrıca yürüyüşte birbirimizle arayı kilometrelerce açmamalıyız.

- Daha da önemlisi uyum. Sonuçta bu hiçbirimizin para kazanma amacı gütmediği bir yürüyüş. Sakatlanma veya hastalık olmadığı sürece “gelirim gerekirse birisi benim çantayı taşır, kahrımı çeker” diye düşünmeyin.

- Yeme içme konusunu herkes kendine göre hesaplayabilir. Mümkünse soğuk konserve türü yiyecekler taşınmasını öneriyoruz. Ocak vs. hiç uğraşmayalım. Karar sizlerin. Pansiyon yakınlarına kamp atacağımız için oralarda da yemek yiyebilirsiniz. Üçağız’da market olduğunu hatırlatalım dolayısıyla yanınıza daha yolun başında 4 günlük yemek almayın.

Valla şartlar görüldüğü üzere çok ağır. Karar sizlerin... :)

Burada amaç yürüyüş sonunda güzel arkadaşlıkların kurulması ve devam etmesi.

Kısa kesip programı yazalım. Daha fazla sorusu olan Altuğ’a email atabilir (altugsenel@gmail.com).




** 18 Mayıs 2016 Çarşamba - GÜN - 1: Kaş’ta buluşma ve Boğazcık’a yürüyüş **



Toplam yürüyüş mesafesi: 25 km.

Yaklaşık süre: 10 saat

Yemek: Kısa durakları saymazsak yol boyunca bir öğün yemek yiyeceğiz (öğle yemeği).

Kaş’tan sabah en geç 08:30’da hareketle Limanağzı, Fakdere, Üzümlü Sahiline ulaşmamızın ardından, Boğazcık’a doğru tırmanıyoruz.

Kampı Boğazcık’ta Apollonia Lodge’un bahçesine kuruyoruz. Kamp ateşi, akşam yemeği de burada, özetle yeme içme bir arada. İsteyen pansiyonun yemek imkanlarından da yararlanabilir. Burada yapılacak harcamaları herkes kendi cebinden karşılayacak tabii ki.

Kalabalık olduğumuz, pansiyonu su ve genel ihtiyaçlarımız (tuvalet, duş, telefon şarj vs.) için kullanacağımızdan pansiyona kişi başı 10 lira vereceğiz. Bu hepimiz için geçerli.




** 19 Mayıs 2016 Perşembe - GÜN – 2: Boğazcık - Aperlae **



Toplam yürüyüş mesafesi: 8 km.

Yaklaşık süre: 4 saat

Yemek: Sabah yola çıkmadan atıştırma türü yiyebiliriz. Yolumuz çok uzun değil.

Sabah 09:00 civarında hareketle Boğacık’tan yola çıkıp Kılınçlı üzerinden Aperlae’ye ineceğiz. Öğlen civarında Purple House’a ulaşmayı planlıyoruz.

Kampı Purple House’da Rıza’da kuracağız. Öğleden sonra herkes serbest. İsteyenler öğleden sonra denizde çırpıntı başlayıp deniz bulanmadan batık şehri deniz gözlüğü ile gezebilir. ( Rıza’da yeterli maske ve şnorkel yok, dileyenler çantalarının dibine bir yüzücü gözlüğü atsınlar )

Kampı atıp öğle yemeğinden sonra biraz dinlenip öğleden sonra (15:00- 16:00) gibi mantar gibi gözüken Sıçak yarımadasının tepesine yaklaşık iki saatlik bir yürüyüş yapacağız. Burada katılıp katılmamak serbest. İsteyen yüzer, isteyen yatar.

Tüm yürüyüş boyunca işletmelerde yemek içmek zorunlu değil. İsteyen yemeğini yanında getirebilir, isteyen pansiyonda yiyebilir. Bu masrafların ekstra olacağını tekrar hatırlatalım.

Burada da Rıza’ya kişi başı 10 lira vereceğiz. Bunu su kulanımı ve genel ihtiyaçlar (tuvalet, duş, telefon şarj vs.) için veriyoruz. Bu arada Rıza’da içme suyu ücretli. Çeşmeden akan su, depolanmış yağmur suyu ve sadece kullanım amaçlı, içmeye uygun değil. Kendisi içme suyunu Üçağız’dan getirttiği için ücretli.



** 20 Mayıs 2016 Cuma - GÜN – 3: Aperlae - Üçağız - Kaleköy **



Toplam yürüyüş mesafesi: 11 km.

Yaklaşık süre: 7 saat

Yemek: Kahvaltı yol üzerinde. Öğle yemeğini Üçağız’a ulaştıktan sonra meydanda bir yerlerde yiyebiliriz.

Sabah 08:00 civarında hareketle Aperlae’den Üçağız’a doğru ilerliyoruz. Muhtemelen bir iki mola ile Üçağız’a öğle saatlerinde ulaşacağız. Öğle yemeğini Üçağız’da yerken marketten önümüzdeki iki günün alışverişini yapabiliriz (konserve, su, atıştırma, bira, şarap vs.).

Üçağız’da 1 saatlik molanın ardından Kaleköy’e yürüyoruz. Kampı Kaleköy’de Mehtap Pansiyon’da atacağız.

Kampı attıktan sonra herkes serbest. İsteyen Simena’yı gezebilir (müze kart unutmayın) isteyen Kekova’da denize girer. İsteyen yatar 

Kaleköy’deki son gecemizde ateş yakıp çadırların civarında oturacağız. Yeme içme şartları burada da aynı. Burada biz de daha önce kalmadık. Hepberaber tecrübe edeceğiz. Kekova Kekova’dır. Ruhunu yaşayalım yeter.

Burada da ücret kişi başı 10 lira (su ve genel ihtiyaçlar (tuvalet, duş, telefon şarj vs.)).



** 21 Mayıs 2016 Cumartesi - GÜN – 4: Kaleköy – Kapaklı - Çayağız **



Toplam yürüyüş mesafesi: 14 km.

Yaklaşık süre: 8 saat

Yemek: Kahvaltı yol üzerinde. Öğle yemeğini Kapaklı Koyu’nun aşağısında kalan Gökkaya Koyu’nu seyrederek yiyiyoruz.

Son gün başlıyor. Sabah 08:00 civarında hareketle Çayağız’a doğru ilerliyoruz.

Gökkaya Koyu sonrasında Çayağız’a doğru ilerliyoruz. Çayağız’a gelmeden yaklaşık 1 saat kadar öncesinde Kekova’ya veda anlamında Çoban Plajında deniz molası vermeyi planlayabiliriz.

Çayağız’a ulaştığımızda eğer oradaysa Balıkadam Salih’te çay molası verip, zaman kalırsa kısa bir deniz sefası ile Kaş’a döneceğiz.

Kaş’a transfer için bir araç organize edeceğiz ve bizi Çayağız’da bekliyor olacak. Araç ücretini Kişi başı 20 TL gibi düşünebilirsiniz. Buradan ayrılıp yollarına devam etmek isteyenler varsa bu ücreti gözönünde bulundurmasınlar.

Yukarıda yazdığımız zaruri ücretlerin toplamı 50 TL olup fazlası olmayacaktır (yeme içme ekstraları hariç tabii). Daha az da olabilir. Sonuçta konaklayacağımız yerlerde su ve diğer genel imkanlardan yararlanacağız. Bizim de bir desteğimiz olsun gibi düşünelim.

Programda ufak değişiklikler olduğu takdirde yine buradan duyuruyu yaparz.

Ana hatları ile plan bu şekilde. Umarız güzel bir yürüyüş olur ve yeni dostlukların kurulmasına aracı olmuş oluruz. Herkese sevgiler, güzel günler...

1 Ağustos 2015 Cumartesi

On 1.8.15 by altug   No comments
Kuru kuruya yürümek olmaz. Yürürken tanışmak lazım. Arkanı dönüp gitmek de olmaz.

2011'de (30 Mayıs 2011) Likya Yollarında yürürken Kalkan Üzümlü'de donumuza kadar ıslanmışken karşılamıştı Mehmet'le bizi. Altan Abi. Asabiyetin zirvesindeyedik. Tüm gün ıslanıp terimizin üzerimizdekileri kurutabildiği ender zamanlardan biriydi. Köye 400 metre kala öylesine bir sağanak yağmura yakalandık ki Altuğ sinirden yerleri dövüyordu adeta. Çantalar bile perişandı. Biz çorapların sularını özenle sıkarken ilk çayları bize ısmarlamıştı. Zorla çayı "yahu için be ya. soğutmayın" diyerek içirmişti.

Biz şehire döndük tabii kargaşadan unuttuk o güzel sakin dünyayı (bugün düşününce ıslandığımız anın bile özlendiğinin farkına varıyoruz) ama sağolsun o unutturmadı kendini aradı sordu. Utandırdı bizi.

Her telefonda davet etti durdu. Altuğ da "oralara gelirsem mutlaka uğrayacağım" dedi kendisine. Söz verdik ona.

Bu sene tatil amaçlı o bölgeye gittiğimizde uğradık oralardan geçerken. Çayını içtik. Bu sefer zorlamadı ama. Sakin sakin içtik. Sağolsun arabaya koyuverdi bahçesinin zeytinini, zeytinyağını, karpuzunu, sabununu.

Likya Yolu da hemen arkadaki tepelerden geçiyor zaten. Çavdır-Çayköy-Üzümlü. Burası Kalkan'ın sırtlarında bulunan Çayköy.

Yürümek her zaman iyi güzel, dağlar bayırlar yüzlerce yıl daha orada olacak ama tanışıp arkanda güzel arkadaşlıklar bırakmak, hatırlanmak bizim için her zaman daha önemli oldu. Yürüyecekler için örnek olması açısından bunu paylaşalım dedik. Bunun gibi o kadar çok köy var ki uğranacak...

Aslında bu günce birçoğumuz için rehber özelliği taşısa da aralarda tanıştığımız, selamlaştığımız insanları da yazmaya ve anlatmaya çalışıyoruz. Her ne kadar imla ve yazım kuralları dışında olsa da Likya Yolu güncesinin anlatım biçimi samimi geliyor. Ne hissediyorsak onu yazmaya çalışıyoruz. Keyfimiz yoksa kısa, mutluysak satırlarca yazabiliyoruz.

Madem yazdık biçtik, şöyle bir hatırlayacak olursak 2011'de neler yazmışız? Bir bakalım:

"Tam bir Türk evladı gibi üst kattaki kullanılmayan boş lokantaya yayılıp ne kadar ıslak eşyamız varsa hepsini sandalyelerin üzerine serdikten sonra alt kattaki lavaboda elimizi yüzümüzü yıkayıp hayallerimizi süsleyen pide-alabalik-salata siparişimizi veriyoruz. Köy yerindeki bu sıcacık lokantada derinden gelen televizyon sesi ile tüm yorgunluğumuza rağmen güle oynaya yediğimiz bu akşam yemeğini ikimiz de hayatımız boyunca unutmayacağız. Yemekte yanımıza köy hakkında bilgiler vermeye çalışan Altan Abi ile sohbet ediyoruz. Eve döndükten sonra Altan Abi bize kargo ile zeytinyağı, bal, pekmez yollayacak. Köy meydanındaki bu lokantada pide hatta Üzümlü'nün yukarısındaki İslamlar köyünün buz gibi dere suyunda yetiştirilen güveçte alabalığı tatmadan geçmeyin diyoruz." (link)

Söz verdiğimiz gibi. Mayıs 2011'den sonra kendisine yeniden uğradık.