a walk by Mehmet Koçdemir and Altuğ Şenel

Facebook Link

17 Mart 2015 Salı

Mehmet ve Altuğ ikilisi olarak Likya Yolu ve St.Nicholas (Demre) Yollarını yürüyüp çevre bölgeleri de zaman oldukça keşfetmek lazım dedik Eylül 2014’te.

Her sene Likya Yolu boyunca daha önce yürüdüğümüz yerleri zaman zaman tekrar yürüyoruz. Bu bölümleri tekrar tabii ki yazmıyoruz ama ekstraları yazmak ve paylaşmak gerekir diye düşünüyoruz.

Eylül 2014’ün başında Demre ve Kaş’ın sırtlarında St.Nicholas Yolu’nu (www.stnicholasyolu.org) yürüyeceğimiz zaman ceplerimize pasaport ve vizeyi koyup Kaş’ın karşısında Yunanistan’ın yaklaşık 9 km2’lik Meis adasına (Kastellorizo) gitmeye de çoktan karar vermiştik bile.

Kaş'ını görüp bir de Göz'üne bakalım dedik Teke Yarımadası yürüyüşümüzün 2014 Sonbahar bölümünde...

Bunca senedir yürüyüşleri Kaş’ta bitirip karşıda Meis’e bakarken karar verip 2014’te iki gece konaklamalı planı yapmıştık. Orada da kısa yürüyüşler yapacağız ama önceliğimiz adanın keyfini çıkarmak.

Meis’e Kaş’tan ulaşılıyor. Gidiş geliş tekne ücreti 2014 yılında 75 TL civarıydı. Kaş merkezde bulunan ofislere pasaportunuzla giderek tekneye yer alabilirsiniz. Pasaportunuzu alarak kaydınızı yapıyorlar. Pasaportu yeşil olanlar için zaten bir sorun yok.

2012 yılında başlayan kapıda vize uygulaması Meis’te yoktu. Ancak 2015 yılında bu uygulama değişmiş ve günlük veya kısa süreli vize uygulaması başlamış söylendiğine göre. 3-4 gün öncesinden pasaport ve evraklarınızı göndermeniz gerekiyor. (detaylı bilgi için www.kahramanlarturizm.com aranabilir.).

Çevrede bu kadar yol yürüyünce hemen karşınızda el kadar adaya gidip farklı bir memleket, yazı ve dil ile karşılaşınca insan şaşırmıyor değil. Farklı olan somut şeyler aslında. İnsanları davranış, tavır, tip olarak bu çevre insanı ile çok benziyor. Ada ikinci dünya savaşı sırasında İtalyanlar tarafından bombalanmış ve bayağı tahrip edilmiş olsa da klasik Akdeniz sokaklarını bu adada gözlemleyebilmeniz mümkün.

Ada halkı zaten Kaş’a düzenli olarak gidiyor. Ticari anlamda da çok sevkiyat var Kaş’tan. Hatta adada su sıkıntısı olduğunda halk suyun Kaş’tan gitirtilmesi yönünde çok baskı yapmış ama su Rodos’tan gelmiş. Malum diplomatik konular. Yerleşik halk diplomatik konuları umursamıyor bile. Adadan genç kesim para kazanıp hayata atılabilmek için zamanında göçüp gitmiş (genellikle Avustralya’ya) ada yaşlılara kalmış. 

Yemesi içmesi Kaş’ın sahil restoranlarına göre çok daha ucuz. Tüm gün sahilde yatarak geçirilebilir. Cep telefonu Kaş yakın olduğu için çekiyor (Turkcell için geçerli. Muhtemelen diğerleri de aynıdır.). Hani internetsiz yapamam, telefonsuz dayanamam derseniz bilginiz olsun diye yazıyoruz.


Sahil şeridi ufacık ama zor bir Likya yürüyüşü sonrası nispeten kalabalık Kaş tatiline geldiğinizde Meis biraz daha dingin ve sakin gelecek. Sahilde birşeyler yiyip içip (balık-uzo-beyaz peynir-meze yeme içme tercihiniz olabilir, serinlemek için yunan klasiği olan soğuk, buzlu kahve frape veya bize göre çok daha hesaplı bira olabilir). Aynı bölgelerden de denize giriliyor zaten.

Susuz ve sıcak geçen yürüyüşümüz sonrasında buranın oldukça dingin ve sakin geldiğini söylemek lazım. Ege ve Akdeniz'de insanların daha sakin oldukları aşikar. Hele adalarda genelde yaşam kültürü kendiliğinden "cittaslow" şeklinde. Bunu her adımda, her yere baktığınızda gözleyebilmek mümkün.



Şimdi gelelim adada neler yapılabilir sorusunun cevabına. Ada’da Osmanlı camiinin (hemen fark edeceksiniz zaten) yanından arka taraftaki yerleşime (Mandraki) yürüyüş yapabilirsiniz veya Meis merkezinin hemen arkasındaki “Palaiokastro” bölgesine doğru giden merdivenleri tırmanıp adanın tepelerine ve arkalarına doğru çıkış yapabilirsiniz. Az değil, çok kısa sürede Meis’i kuşbakışı seyrederek, 280 metre yüksekliğindeki Vigla'ya çıkıyorsunuz. Başlangıçta merdiven olsa da bir süre sonra bilindik Likya Yolu türü patikalar bizleri bekliyor. Arkada. Restorasyonu devam eden St.George Manastırı var. Zaten biraz ilerleyince havaalanını görmeye başlayacaksınız. Buraya Rodos’tan düzenli gemi ve uçak seferleri var.



Harita üzerinde daha detaylı gösterebilmek için buna benzer bir yürüyüş planlanabilir. 7 km.’ye yakın tepelerden yapılacak bir yürüyüş. 1-2 günlük konaklama yapacaksanız az da sayılmaz.




Ada ufak olduğundan buraya en fazla 2-3 gün ayırmak yetecektir. Dingin bir şekilde tüm gün boş boş oturmayı, kitap okumayı, sakin sakin yazı yazmayı tercih ediyorsanız daha fazla kalınabilir. Bu durum göreceli tabii.

Likya Yolu sitesi tabii ki parkurlar ve Likya Yolu hakkında detaylı bilgiler veriyoruz. Likya Yolu’nu yürümek isteyenler mutlaka işlerine yarayacak birşeyler buluyor. Likya Yolu haricinde bölgede yaptığımız ekstraları da yazarak paylaşalım istedik. Denize girmek gibi olan ektralar tabii ki paylaşılmaz ama farklı olanları belki ilginizi çeker diyerek yazıyoruz.

Bizler dahil, birçoğumuz buralara işimizden, izinlerimizden, okullarından zaman ayırarak geliyor. Zamanı mümkün olduğunca verimli kullanmaya özen gösteriyoruz. Dolayısıyla alternatifleri de paylaşmaktan hiçbir zaman zarar gelmeyecektir.

Adanın konumu

Adanın detaylı görünümü

Ekstra bilgilerin olduğu çeşitli linkler:

Daha fazla detayın olduğu turistik bir site - My Favorite Planet

Avustralya'ya göçmen olarak gidenlerin kurduğu Meis websitesi


Fazla laf kalabalığı yaratmadan, okuyanları sıkmadan fotoğraf paylaşalım:

1 - ADADAN GENEL GÖRÜNTÜLER

Yaklaşık 1 sene önce Meis'e Kaş'tan böyle bakıyorduk.
2014 planımıza eklemeye de tam bu sırada karar vermiştik.

Kaş'tan kalkan tekne Meis'in durgun koyuna giriyor.

Meis'teki Osmanlı camii ve bizi karşılayan ilk manzara.
Ada 300 yıllık Osmanlı himayesine Kanuni zamanında 1530'da girmiş.

Sahil kesimindeki evler

Meis sahili

Evlerin renkleri insanı mutlu ediyor.

Meis koyuna girdik.

Meis koyunun genel görünümü

Denize de buradan giriliyor zaten

Meis civarındaki, Meis'e bağlı adalar. Hepsi bu kadar değil tabii.
Öndeki 3 ada Meis'e ait. İlerideki küçük kayalık Psomi, ortadaki Polyfagos, öndeki Psoradia.

Rodos'tan gelen feribot limana giriyor.

Feribot yanaştığında tüm limanı adeta kapatıyor.

Feribot yolcu, araç ve erzak da getiriyor.

Bu da Kaş'tan gelen tekne

Sarnıçlar burada da var.
Bu bölgelerin olmazsa olmazı.

İç kesimlerde evlerin şekilleri Likya Yolu boyunca iç kesimlerde gördüğümüz yayla evlerine (Sidyma/Boğaziçi gibi) benziyor.

Ada civarında yapılan tekne turundan dönen turistler.

Manzara gayet güzel

Sahil ve Kilise.
Sahilde kumsal olmadığını belirtelim.

Adanın 1921'deki görünümü. Oldukça yoğun gözüküyor.
II. Dünya savaşında İtalya'nın adayı bombalaması
sonucu büyük tahribat yaşanmış. (kaynak: wikipedia)
2 - ADADA GÜNLÜK YAŞAM

Sokaklar klasik ada mimarisi. Dar ve bol merdivenli.
Dar yapılmalarının bir sebebi de eski zamanda
yağmur sularını daha verimli toplayabilmek için

Sokaklar genelde tırmanış şeklinde.
Sahil ve balıkçı tekneleri



Ada küçük olduğundan bisikletle ulaşım sağlanıyor.

Adada süpermarket de var.
Yemeyi içmeyi sürekli restoranlarda yapmak zorunda değilsiniz.

Arka sokaklar ve evler.

Ara sokaklarda gezinti zamanı.

Fırtınaya yakalanıp batan teknede ölen
Meis halkı için kilise önünde yapılan anıt

Sahilde bulunan restoranlar

Meis gümrük. Tekneler tam buraya yanaşıyor.

Ada insanı rahat öyle oturuyor.
Genellikle frappe (soğuk neskafe) içiliyor.

Sokak araları dar

Sahilin üst kesmindeki evlerden biri.

Yüzerken bile görülebilir.

İnsanların denize girdikleri adanın başka bir bölgesi.
Caminin bulunduğu bölgede burası.

3 - ADADA YEME İÇME

Sahilde ayıklanan akya

Çiğ olarak da baktık tadına.

Ayıklanan balık da boşa gitmiyor.
Komşuda pişer bize de düşer.

Balığımızı seçtik. beklemeye koyulduk.
Restoran sahibi az da olsa Türkçe biliyor.
Bizi de sevdi sürekli ekstra -şirketten- yiyecekler getirdi.

Klasik meze. Üzeri zeytinyağlı-karabiberli beyaz peynir ve zeytin.
Uzo'suz olmaz tabii.

Genelde maliyet vermemeye özen gösteriyoruz
ama şu sofraya gerçekten ucuz diyebiliriz.

Mangalda hazırlanan deniz ürünleri.

Günlük tüketimler için Süpermarketi
ziyaret etmenizde fayda olabilir.
Ayrıca adada fırın da var.
Çok çeşit ekmek ve pastane ürünü var.

Adada tüketilen biralar Rodos feribotu ile geri gönderiliyor.
Aynı feribotla dolusu geliyor.

Adada yerel ürünler de bulabilirsiniz.

4 - ADA DETAYLARI

Adada evlerin pencereleri genelde böyle.

Balıkçı tekneleri.

Balııkçı ağları

Kilise tavanı
Meis adasının logosu.

Adanın kedileri bile dingin.


5 - ADA TURU ve YÜRÜYÜŞ

Mandraki koyuna giden yol üzerinde bulunan,
adanın doğu cephesindeki Likya Kaya mezarı.

Kaya mezarını gördük yürüyüşe devam ediyoruz.

Daha küçük Mandraki Koyu

Kalenin tepesinden manzara. Birazdan sol tarafta kalan
Palaiokastro tarafına doğru tırmanacağız.

Kekova tarafına doğru bakıyoruz.
İrili ufaklı adaların isimleri yukarıdaki haritadan bakılabilir.

Meis'in yaslandığı Palaiokastro'ya doğru çıkıyoruz.

Çıktıkça tüm adayı kuşbakışı görmeye başlıyoruz.

Merdivenlerden çıkışımız devam ediyor.

Patikalara girdik. II. Dünya Savaşından kaldığını
sandığımız bombalar karşımıza çıkıyor. Karşıda vericinin
bulunduğu Mounta Tepesi (230 m.) var 

Restorasyondaki St.George Manastırı.

St. George Manastırı tabelası. Ayrıca erken hristiyanlık
dönemine ait mozaikler olduğu yazıyor.

Manastırın genel görünümü

Kayaların üzerinden seke seke
Vigla'ya doğru çıkıyoruz.

Adanın en yüksek noktası Vigla'ya ulaştık.
Harika bir esinti ve manzara var.
Hatta uzun süre bekleyince üşümeye bile başladık.

Adanın en yüksek tepesindeki çakar.

Aşağıdaki düzlüklerde sarnıçlar ve
keçi ağılları göze çarpıyor.

Vigla'dan ayrılıyoruz. Yola devam.

Palaiokastro bölgesinde yaptığımız yürüyüş ve araştırmaların
sonunda yeniden merdivenlerin tepesine geliyoruz. Esinti olduğu
için terimiz hemen soğudu tepelerde.

Kuşbakışı Meis. Karşıda Kaş gözüküyor.

İnişimiz başladı. Altuğ "Mehmet!!" diye sesleniyor
ve Mandraki manzaralı bir poz yakalıyor.

Tepeden Mandraki görüntüsü.

Yürüyüşün başında çıktığımız kale
aşağıda gözüküyor.

Meis fonlu selfie zamanı